Gece olmuş,
Saatim sanki çıldırmış,
Yelkovan akrebi kınından vurmuş…
Saatim sanki çıldırmış,
Yelkovan akrebi kınından vurmuş…
Işıklar vardı sokağın başında,
Şimdi yerin dibine dolmuş,
Ölülerim geziyor dik yamaçlarda, parlayarak;
Onlar ancak, şimdi birer ihsan olmuş…
Şimdi yerin dibine dolmuş,
Ölülerim geziyor dik yamaçlarda, parlayarak;
Onlar ancak, şimdi birer ihsan olmuş…
Beyazlıydı sabah, demişti ki:
“Bu sabaha bir gece daha doğmaz!”
Oysa karanlıklar basar şafakların doruğuna,
Hiçbir güneş geldiği gibi kalmaz…
“Bu sabaha bir gece daha doğmaz!”
Oysa karanlıklar basar şafakların doruğuna,
Hiçbir güneş geldiği gibi kalmaz…
Gözlerim geceye inat açılır,
Acı gürültüler ancak sokaklardadır,
Karanlık gürültülerini başıboş bırakmaz…
Her gece bu saatlerdedir ki, bir feryad figan:
“Gece bize zamanı vaâdetti!”
Halbuki bilirler, onlar da yalan, sözler de yalan…
Acı gürültüler ancak sokaklardadır,
Karanlık gürültülerini başıboş bırakmaz…
Her gece bu saatlerdedir ki, bir feryad figan:
“Gece bize zamanı vaâdetti!”
Halbuki bilirler, onlar da yalan, sözler de yalan…
Parmaklarım kendiliğinden gider çekmeceye,
İnat değil mi bunun adı,
Gitmez dudaklarım lambaya püf demeye!
Çünkü sarhoşum, uyumak ancak acımı arttırır,
Ve çünkü:
“Uyumak, ancak derin hülyâlarda kaybolmaktır…”
İnat değil mi bunun adı,
Gitmez dudaklarım lambaya püf demeye!
Çünkü sarhoşum, uyumak ancak acımı arttırır,
Ve çünkü:
“Uyumak, ancak derin hülyâlarda kaybolmaktır…”

Yorum Gönder
Yazarlara Küfür Ve Hakaret Gibi Sözler Söylemek Yasaktir.